• Geçmişte yaşanan sıkıntılar ve oluşan tecrübeler ışığında , tarımın stratejik önemini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Halihazırda gıda fiyatlarındaki yükseliş, 2007-2008 krizine benzerliği nedeniyle piyasalarda tedirginlik oluşturmaktadır. Bu durum, küresel piyasaların yakın takibini zorunlu kılmaktadır.


• Kısa vadede özellikle bu fiyat artışlarından güç alacak spekülatif hareketlere karşı önlemler alınmalıdır. Kaldı ki bununla birlikte, dünya nüfusunun 2050 yılına kadar 9 milyara ulaşacağı ve bu nüfusun doyurulabilmesi için gıda üretiminin yaklaşık %70 arttırılması gerektiği öngörülmektedir.


• Tüm Dünya’da gıda harcamaları giderek artmaktadır. Bu nedenlerle uzun vadede, gıda ürünlerine olan talep artışı daha da çoğalacağından tarımsal üretim ve verimliliğinin arttırılması ve buna yönelik çalışmaların hızlandırılması tüm dünya ülkelerinin öncelikli gündemindedir.


• Hiçbir dünya ülkesi, imkanları dahilinde gıda ve gıda üretimine hammadde tedarik eden tarımsal faaliyetlerden vazgeçemez, aksine her ne kadar gelişmiş, zengin, medeni ve ileri teknolojiye sahip olursa olsun, tarım ve gıda sektörüne yatırım yapmak, destek vermek, teşvik etmek, yatırımcı bulmak, yeni pazarlar aramak zorundadır.


• Son zamanlarda içinde bulunduğumuz zorlu süreçleri de göz önüne alırsak, dünyadaki büyük oyuncuların tarım, dünya da tarım arazilerine ve gıda tedariklerine olan ilgisi değerlendirilse 2023 ile 2030 yılları arasında çok ciddi gıda krizin olacağı neredeyse kesindir. Ve yine içinde bulunduğumuz iklim ve mevsim değişiklikleri çok yakın zamanda kuraklık, kuraklığa bağlı olarak kıtlıkların başlayacağını ön görüyoruz. Bu gelişmelere kayıtsız ve şartsız kalmak ileride
milli güvenlik sorunları oluşturması kaçınılmazdır! Bunun için ULUSLARARASI TARIM VE GIDA KONFEDERASYONU olarak TARIM HERŞEYDİR diyoruz.